Öz şefkat, kendi iç dünyanızı sevgiyle aydınlatmanın anahtarıdır
Öz şefkat, kişinin olumsuz durumlarda bile kendine karşı farkındalıkla yaklaşarak, yaşanan durumun evrensel olabileceğine dair öz nezaket alanı yaratabilmesine denir.
Öz-şefkat ’in anlamsal olarak yanlış anlaşılması, kavramın kişinin hayata entegre etme sürecini olumsuz etkileyebilmektedir. Örneğin; öz-şefkat ‘in kişinin biricikliğini göz ardı edildiği ya da kendine acıma olarak tanımlandığında hayata yansıması da bu çerçevede şekillenmektedir.
Ortak insanlık hissiyatına indirgemek, insanın biricikliğe bağlı olarak beklediği ilgi ve taleplerine karşılık gelmiyor olabilir. Ancak anlaşılanın aksine aktarılmak istenen, insanların zaman zaman hata yapabileceği ve bunun kişiye özel bir durum olmadığının farkındalığına erişerek ortak paydaşıma indirgeyerek mümkündür.
Ortak insanlık hissiyatından önce, kişinin kendine dair bir içgörü kazanması gerekmektedir. Hangi durumlarda kendisine karşı acımasız davrandığı ve hangi konularda şefkatli yaklaşmaya meyilli olduğunu not etmeli ya da bir uzmanla işbirliği içerisinde süreci takip etmelidir.
Süreç içerisinde yaşanan bu farkındalık kişinin kendisine karşı olumlu ve olumsuz özdeşleşme sağlamasına zemin hazırlayacaktır. Bazı durumlar kişiyi tetikleyecek bir konuma getirse de becerinin öğrenimi için istikrarlı olmak ve her zaman düşündüğümüz gibi düşünmekten kaçınmamız gerekir. Peki nasıl geliştirilir bu öz-şefkat?
Öz-şefkat geliştirmenin 5 yolu mevcuttur ancak bunun yol olarak nitelendirilmesi için öncelikle kişinin buna hazır olması ve kavramsal olarak zihin dünyasında mantığını oturtması gerekmektedir.
Fiziksel Öz Şefkat
Beden stres anında ya da yoğun duygu durumlarına bağlı olarak vücutta çeşitli sinyaller vermektedir. Bu sinyallere panzehir olan fiziksel dokunuş, oksitosin salgılayarak güvenlik hissi yaratması ile birlikte rahatsız edici duyguları yatıştırdığı araştırmalarla desteklenmiştir. Kendinize sarılmak, kolunuzu ya da yüzünüzü okşamak sizi rahatlatabilir. Örneğin; Seda sunum yapacağı için yoğun stres yaşamaktadır. Tahtaya çıktığında boynunda sanki koca bir yük taşıyormuş gibi hisseder. Bu yüzden stresi kat be kat artmış bir haldedir. Bu yöntemi bildiği arkadaşlarının yanında uygulamak istememiş ve buna bağlı olarak kendine sarıldığını hayal ederek kendini sakinleştirmiştir.
Zihinsel Öz Şefkat
Zihinsel öz-şefkat; kişinin düşüncelerini kontrol etmek için yaratılan alandır. Bu hususta kişi var olan ya da ortaya çıkan düşünceye karşı farkındalık geliştirmesi gerekmektedir. Farkındalık geliştirmeyi ve yaşanan duyguyu olduğu gibi kabul edilmediği takdirde eleştirilerin kurbanı olması kaçınılmaz bir sondur. Yara olan bir bölgeyi hatırladığınız her an tekrar tekrar kaşıdığınızda yaranızın iyileşmesinde gecikmeye yol açmanız kaçınılmaz bir son olacaktır.
Böyle durumlarda “şu anda……… hissetmek zor………… hissetmek insan deneyiminin bir parçası. Şu anda kendimi daha mutlu etmek için ne yapabilirim?” ifadesini kullanarak hem olumsuz duygularımızı hem de bunun insan olmanın doğal bir sonucu olduğunu kabullenmek için adım atarız.
Duygusal Öz Şefkat
Zihinsel şefkatte olduğu gibi duygusal öz şefkatte de var olanın yoğunluğuna ve sonuçlarına bakmaksızın kişinin yaşanan durumu olduğu gibi kabul etmesinden bahsetmektedir. Sonucuna odaklanıp, süreç içerisindeki duygulara odaklanmamak kişinin kendine karşı hem farkındalığını hem de şefkatini azaltır.
Bu gibi yaşanılan durumlarda daha bilinçli olarak farkındalık sağlamasına yardımcı olmak amacıyla rahat bir pozisyona geçerek 10-20 dakika oturur pozisyona geçmelisiniz. Nefes alışınızı, dışarıdan gelen araba seslerini, evin içerisinde bulunan kişilerin ayak sesleri gibi unsurlara dikkatinizi vererek her deneyimi kabul etmeye çalışın.
İlişkisel Öz Şefkat
İlişkisel öz şefkat, kişinin sosyal bir varlık olduğuna bağlı olarak aidiyet duygusuyla kurmuş ilişkilerini içermektedir. Farklı insanlarla iletişim insana farklı perspektifler sunarak bu perspektifleri kendine de sunma imkânı sağlayabilmektedir. Ancak bazen öz-saygı ihtiyacımız karşılanmadığı durumlarda var olan ilişkimiz sarsılabilmekte hem kendimize hem ötekine olumsuz bir deneyim yaşamaktayız.
Buna benzer yaşanan durumlarda; öz saygınızda önemli rolü olan iyi ve kötü hissettiğiniz 10 şeyi yazarak aşağıda yer alan üç soruyu cevaplayınız, kendi iç sesiniz ve ihtiyaçlarınız sizin tarafınızdan fark etmenizi sağlayacaktır.
Başkalarından daha iyi hissetmek mi, yoksa onlara bağlı hissetmek mi istiyorum?
Değerim özel olmaktan mı, yoksa insan olmaktan mı geliyor?
Mükemmel olmak mı, yoksa sağlıklı olmak mı istiyorum?
Manevi Öz Şefkat
Kişinin inanç sistemine uygun olarak tanrının ona atfettiği özsel değeri içselleştirmesi ve hayata karşı minnettarlık duyması olarak ifade edilmektedir. İnancın bir kolu sayılan şükretmek de insana dinginlik vermektedir. Bunu somut hale getirmek için çevrenizde gördüğünüz veyahut deneyimlediğiniz olayların şükredecek yanını bularak bir günlük tutmak hayata karşı memnuniyet hissiyatımızı artıracaktır. Not etme aşamasında daha somut ve gerçekçi olmak şükredilen durumun duygularını artıracaktır. Örneğin; yemek hazırlayabildiğim için minnettarım yerine, istediğim/sevdiğim yiyeceklerden kendime sağlıklı yemekler hazırlayabildiğim için minnettarım demeyi denemelisiniz.
15 kişiden oluşan örneklem grubuna “olumsuz bir durum karşısında kendinize nasıl davranırsınız?” ve “duygularınızı ya da düşüncelerinizi kontrol edemediğinizde neler yaparsınız?” sorularını yönelttim. Anket sonucunda yoğun olarak; sürecin farkında olduklarını bunu analiz edip, çeşitli teknikler kullandıklarını aktardılar. Duygusal anlamda da kendilerini suçlu hissettiklerini ve kendilerine sinirlendiklerini belirttiler. Duyguların ve düşüncelerin kontrol edilmediği durumlarda nadiren yüzleştikleri ve daha çok ortamdan ayrılmayı ya da uyumayı tercih ettiklerini de baş etme yöntemleri arasında yer aldığını eklediler
Yani öz-şefkat servis edildiği kadar kolayca insana kazandırılması mümkün olan bir kavram değildir. Çünkü insan sosyal bir varlıktır kendi içerisinde kendine karşı şefkat göstermiş olsa da dışsal sesler bazen içsel sesi bastırıp çarptırılmış düşünceleri kuvvetlendirerek eleştirinin oklarını kendi üzerimize çevirebilmektedir. Kendinize karşı şefkat gösterdiğinizde belki dış sesler; “çıkar şu pembe gözlüklerini, bu gidişle bu hayat seni üzer” gibi söylemlerle bulunabilirler ya da bazı durumlar sizi tetiklenmiş, kendinizi yoğun bir şekilde yargılamış olabilirsiniz.
Bu noktada öz şefkatin sizin için yeni öğrenilen bir beceri olduğunu aklınıza getirmeli ve sürecin emeklemeye çalışan bir bebekten farksız olmadığını unutmamanız gerekmektedir. Mantığı ya da tekniğini öğrenmeden direkt yürüyemezsiniz o yüzden hayatta uygulamaya çalıştığınız her öğreti için kendinize zaman tanıyın.

Yorumlar
Yorum Gönder